6 Temmuz 2009 Pazartesi

BİRKAÇ TATİL KİTABI...










Yazın uzun gecelerinde ya da plajda güneşlenirken en iyi arkadaşımızdır kitaplar. Bu yaz tatile giderken tavsiye edebileğim kitaplar....









1-BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ -KHALED HOSSEINI





İzlemişsinizdir belki tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Uçurtma Avcısın yazarında...

İlk kitabı olan Uçurtma Avcısı aynı zamanda filme de uyarlanmıştı.Yazar yine bu romanında doğduğu toprakları anlatıyor.Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinde....

Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya yada çocukluk aşkına duyulan ,geçmişe gömülmüş aşklar...

Okurken ne olacak diye düşünerek ve severek okuduğum bir kitap.



2- NEREDESİN FİLİZ ?

Bir yaşama albümü -Ahmet İnam

ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı ve otuzdan fazla kitabın yazarı olan Ahmet İnam, ilk romanında Filiz’i anlatıyor
Birini yazdım. İçimde nicedir gezinen birini. Birinin yaşama albümünü.

Filiz’in kendini anlatmasına aracı oldum. Ben bu satırların yazarı değilim, Filiz’in kalemini tutanım yalnızca. Filiz kendini, kendine dışarıdan bakarak, defterlerinden parçalar alarak yazdı. İçimdeki Filiz’in konuştuğuna bütün içtenliğimle inanıyorum.

Yazar, sıradışı bir kurguyla okurda gelgitler oluşturarak okuyucunun duygularını ve aklını kavrıyor. Geçmişi; o günleri yaşayanlara özlemle anımsatarak, yeni kuşaklara tanıtıp onları imrendirerek günümüzle ustaca harmanlıyor. Çok ilginç bir roman!Namık Kemal Aktan

Filiz, Nerdesin? bir kadın olarak yaşanmışlıklarımdaki sessiz çığlığı duymamı sağladı. Yaşamı yaşanılır kılan süreçlerdeki boşluklarımı, iç çekişlerimi ve sevgiyi arayış yolculuğumda yaşadıklarımdan kesitleri, birer birer gizli sandığımdan çıkarmak zorunda kaldım
Ayşenur Öztürk

Romanın Filiz’in yaşamını anlatırken Türkiye'nin bir dönemini de farklı bir biçimde yansıtması oldukça etkileyici.İlknur Malaymar



3-AMİDA, EĞER SANA GELMEZSEM - ÖZCAN KARABULUT






Arat insani olana itiraz etmiyor, ama sorun insani olanda düğümlenmiyor mu? Sorun, çocuğu çocuk, kocayı koca, tehlikeyi tehlike, aklı akıl, utançı utanç, vicdanı vicdan olmaktan çıkaran dürtünün ta kendisinde. Diyarbakır Amida gibi bir kadını çıkarıyor, Arat da gelip kadının kalbini çalıyor... Tuhaf bir durum, diye düşünüyor, şu anda Cenevre'de Leman Gölü'nün çevresindeki parklardan birinde ya da Prag'da, Karel Köprüsü'nde olmalıydım. Neresi olursa olsun, ama Diyarbakır'da ve Amida'yla değil. Deli cesaretine sahip olacak kadar genç değil, cahil cesareti içinse artık çok geç.


Usta öykücümüz Özcan Karabulut'tan bu kez bir roman. Karabulut, siyasal yaşamını, muhalif kimliğini öykülerine yansıtarak kendine bir politik edebiyat alanı açmıştı. Amida, Eğer Sana Gelemezsem, bu çizgiyi sürdüren bir roman. Romanın kahramanı Arat, çocuk işçilerle ilgili bir çalışma için Diyarbakır'a gider. Orada tanıştığı ve etkilendiği bir kadına bir zamanlar kente hükümdarlık etmiş Amida'nın adıyla seslenir... Yasak aşk, kimlik ve aidiyet sorunu, kent yaşamının gizemi, siyasal çatışmalar arasında Arat'ı zor günler beklemektedir. Bugün Türkiye'de çatışan her kesime seslenen ve hiçbirini memnun etmeyeceği daha ilk satırlarında ortaya çıkan can yakıcı bir roman bu; tartışma yaratacak bir yapıt.

Kitaptan Kısa Bir Alıntı

"Başka şeyler yaparak da zincirlerimi kırdım. Neyse, adımı borçlu olduğum Amida'yı anlatır mısın bana?

""Bir zamanlar bu kenti bir kadın hükümdar yönetiyormuş. Kadın hükümdar Yunus Peygamberle tanışmış, Müslüman olmuş..."

Efsaneyi dinlerken yüzü ışıldıyor kadının, gözlerini kapayıp açıyor, Dicle'ye, Hevsel Bahçeleri'ne bakıyor uzun uzun. Arzu dalgası dipten yüzeye vuruyor yine. Dilşa'ya dokunmak istiyor, bu arzusunu güçlükle bastırıp anlatmaya devam ediyor:

"Kalenin tamamlandığını gören Yunus Peygamber, kal'anız mamur olsun, gönlünüz sürur olsun, der Amida'ya. O günden sonra kentin adı "Kadın Kenti" anlamına gelen Diyar-ı Bikr olur.

" Bir sigara yakıyor, "Efsanenin beni büyüleyen yanlarından biri de Diyarbakır'ın kadın kenti olması," diyor. "Karşıma sen çıkınca buna inandım. Bu kentin adını Amida olarak anmak istiyorum. Senin adınla."

"Amida adını sevdim. Bana 'Amida' diye seslenebilirsin." Bir adım atıp Arat'a yaklaşıyor, "Biliyor musun," diye devam ediyor, "sanki buraya çocuk işçiler için değil de, benim için geldiğine inanmaya başlıyorum. Sen farklısın. Bende farklı duygular uyandırıyorsun. Kendimi sana anlatmak, sırlarımı seninle paylaşmak istiyorum."

Amida'sına kavuşmuş Arat; hayalini kurduğu Amida'yla surlarda yürüyüp bu konuşmayı yapıyor olmalarına inanamıyor. Diyarbakır'ın surlarına yeni bir sır eklendiğini ve başka sırların da sırasını beklediğini geçiriyor kafasından. Sır ve Sur. Yazabilirse romanı için iyi bir ad olabilir, ama karar vermek için henüz erken. "Ne düşünüyorum, biliyor musun?" diyor, Amida'ya dokunma arzusunun sesine yansıdığını hissediyor. "Farklı dünyaların insanlarını buluşturmada aşkın üstüne yok galiba. Yeter ki karşılaş, rastlantı seni en olmayacak kişiye götürebiliyor." Gülümseyerek Amida'ya bakıyor, eğer aşk böyle bir şeyse gerçekten, Dilşa'yı pekâlâ devletin adamına da götürebilirdi, diye düşünüyor. Bu düşüncesini Amida'ya söylemek istiyor. Pek çoğu gibi bu da düşünce olarak kalıyor, sözcükler ağzından çıkmıyor.




4-GİZLİ AJANS -ALPER CANIGÜZ


Dünyanın şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan genç ve avare metin yazarı Musa... Onun hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşantemiz kalpli ev arkadaşı Şaban...
Diğer tarafta gaddar bir kedi tarafından yönetilen birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen Çeşme psişik-sismograf çaycı Ercan... Ve şöhretler: Tesla Prens Charles Kaan Sezyum Küçük Prens Süpermen ve diğerleri..


Özgün uslubuyla ilk kitabı Tatlı rüyalar2dan itibaren geniş bir hayran kitlesi edinen Alper Canıgüz' den yine eğlenceli ,heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera...




5-SENİN İÇİN DEĞİL - RIZA KIRAÇ


Senin İçin Değil, sessizliğin ve kalabalığın romanı... Senin İçin Değil; geldiği yeri unutmayan, unutamayan bir gencin kendisi olma-sıyla entelektüellik arasında bocalamasının; dostluğu, sevgiyi ararken en yakınındakilerin sevgisini görememesinin romanı.


Senin İçin Değil; sadece aşkı değil, büyükşehirde insanın yoksullaşmasını, kimsesizleşmesini, yaşadığı ilişkilere yabancılaşmasını anal-tan, bugüne ve geçmişe dair bir roman

Hiç yorum yok: