20 Temmuz 2009 Pazartesi

pratik valiz hazırlama.


gereksiz gibi görünen bu bilgi aslında bir nevi valiz detoksuda denilebilir.ne alsam neyi nereye sıkıştırsam, ondan mı?bundan mı vazgeçsem derken aslında hiçbir işe yaramadağını anladığın bir dolu bavulun veya fazlalığın hamallığını yapmış olduğunu anlarsın.başıma çok geldi ama artık daha bilinçli valiz hazırlamaya özen gösteriyorum.


diş macunu,diş fırçası;tatile çıkarken artık yanımda yük yapmıyorum şimdi diceksiniz peki ne yapıyorsun?gittiğim yerde en yakın marketten devamlı kullandığım küçük boy macun ve bir diş fırçası temin ediyorum.
şampuanlar;aslında valizlerde havlulardan sonra en büyük yeri kaplayan şampuan ve saç kremidir.her ikisinde ağırlığı nerdeyse yarım veya bir kiloyu bulabiliyor.birçok parfümeride satılan seyahat şişe setleri bu konuda çok yardımcı oluyor.kullanabileceğin kadarını yanına almak epey rahatlatıcı oluyor.


kozmetikler ve bakım kremleri;kozmetik için kullanacağım pamuk vs gibi şeyleri yine aynı şekilde varmış olduğum yerde en yakın marketten alıyorum.eskisi gibi renk renk makyaj malzememi yanımda yük etmiyorum.benim için joker sayılan ve devamlı herşeyle uydurabilidiğim bir iki tane far oje kalem ruj ve de mutlaka katlanan saç fırçası alıyorum yanıma.seyahatlerde özellikle küçük makyaj valizleri daha kullanışlı oluyor.sürekli valizin içinde kozmetikleri aramak,kıyafetlerin üzerine şampuan krem döküldü dökülecek kaygısı duymuyorsun.kremlerden de sadece spfli ürünleri tercih ediyorum.hepsini yanıma almıyorum.

havlular; genelde banyo havluları kalın ve ağır olduğu için duş sonrası bornoz veya havlu yerine pazarlarda çok uyguna satılan plaj havlusu alıyorum.hem daha az yer kaplıyorlar hemde daha hafifler.aynı şekilde yüz havlusu yerine kağıt havlu veya mutfakta kullandığımız küçük el havlularından satın alabilirisiniz seyahatlar için çok pratik oluyor.valizlerimiz de havlular yerine kıyafetler yer kaplasın :D
ayrıca,pantolon ve gömlekleri katlamak yerine rulo şeklinde yuvarlıyorum.katlama izleri belirginleşmemiş oluyor.denemizi öneririm...
kitap;kitaplara gelince bazen okurum diye yanımıza aldığımız ama kumsalda uzanırken veya yaylada serinlenirken elimizde ki kitabın sarmadığını fark edersiniz.keşke diğer kitabı getirseydim derseniz ya da hesaptakinden daha fazla kitap almışsınızdır yanınıza.eğer yakın tarihlerde bir tatil gerçekleştireceksem elimdeki kitabı da beğendiysem hemen bırakıveririm.onu tatil kitabım ilan ederim.yolda veya dinlenme alanında elime alıncaya kadar sabırsızlanırım.
valiz seçimi;aslında son günlerde birçok mağazada varolan ve şık duran çoğu valiz kendi başına 10 kg bulabiliyor.bu da havaalanı kilo aşımında veya yolculukta bavul taşırken işi zorlaştırıyor.daha hafif olan valizleri seçmek hayatı kolaylaştırıyor.
ayakkabı,çanta;en beğendiğim ve kullanışlı çantayı alırım.gece içinde sadece bir portföy.parmak arası terlik ve şık hafif topuklu yazlık bir babet ve spor ayakkabıdır tatil için seçimim.
önceleri bavullarımı doldururda doldururdum.çoğu şeyi kullanmadan geri getirirdim.tatil döünüşünde onları temizle ütüle kaldır,güzel bir tatilden sonra en nefret ettiğim işlemdi.
şimdi bende rahatım valizimde.bazen deliymişim diyorum ne kadar yük yapıyormuşum kendime.artık az ve öz eşya ile tatile çıkıyorum.eşyalarımı değil kendimi tatile çıkarıyorum :D :D

30 ml 35 lira kampanyası-parfümler


parfüm çılgınlığında tam gaz ilerliyorum.benden daha düşkün olan müstakbel görümcemle bugün yollara düştük.30ml 35 lira kampanyasından birşeyler kapmak için:D

öncelikle şunu belirtmek isterim ki acele edin.çünkü stand görevlisi raflarda görünen stoklarla sınırlı olduğunu söyledi.zaten çoğu ürün tükenmişti.

aklımda kalanlar,

givenchy,ange ou demon,pi,very irresistible

azzaro
burberry,london ve şu an aklımdan çıkan birkaç parfüm daha.

şayet sevdiğiniz parfümler bu kampanyadaysa kesinlikle kaçırmayın derim.oldukça karlı bir alışveriş:)
şu an fotoğraf makinemde problem var çekim yapamadım ama bir iki gün içinde mutlaka resim koyacağım.

19 Temmuz 2009 Pazar

PAZAR ÇANTASI...


Hemen hemen bir çoğumuz pazara gidiyoruzdur...Sebze almaya ya da giysi bölümünden birşeyler alamaya filan gitsek pazar da verilen mini mini tek renk poşetler göz zevkimizi bozar çoğaldıkçada ,taşınamaz olur....Bu nedenle ben kendim pazar olduğu günlerde çok rahat birşeyler giyip pazar çantamı alıp dolanıyorum..Bakınız yukarda:)Nişanlımın ablası getirmişti bana Fransadan ama Türkiyede de bir çok yerde var bu tür çantalardan...Birçok markada plaj çantası olarak bile satılıyor.... Hem sevimli hem kullanışlı. Şiddetle tavsiye ederim...

Şortlara devam:Gri Mini Şort

Yazınn pazar ve havada çokk sıcakkk.....Rahat birşeyler giymek lazımmm:))Sanki biraz uyumsuz ama yinede gözü çokk rahatsız etmiyor arada seviyorum böyle kafama göre giyinmeyi:)

Ayakkabı: Barrats( İngiltere)
Şort:Primark(İngiltere)
Çanta:Vintage(İngiltere)
Bilezik:Hediyelik eşya fuarı
Badi:Hatırlamıyorum:)

18 Temmuz 2009 Cumartesi

TULUM SORTLAR , KOT ŞORTLAR, MİNİ SORTLAR.....

Bu yazın en rahat, en şık modası;mini şortlar.....




BUNLARDA BENİM MODAM:)







Mavi üst:Mangot
Şort: Primark/Londra
Kemer:Topshop
Ayakkabı: Mağazanın adını unuttum:)

Pembe üst:
Şort:Mango
AyakkabI:Deickhman

Leopar desenli hırka: Mango
Şort:Eski bir kotumu kestim:)
Ayakkabı:Yes diye bir mağaza
Çanta:Lv/Fransa/Nişanlımın hediyesi:)

Bunlarda benim şort modam.....Daha bitmedi.Aslında bir kaç tane daha eklicektim...Ama birazda yarın eklerim:)

HELLO KITTY




Dün gece kayınpederim (Kayınpeder kelimesini de hiç sevmem.Daha güzel birşey diyebilirim sanırım:) ) Fransadan geldi. Hmmmm! Çikolatalar,hediyeler derken.Nişanlıma da telefon beğenmesi için katalog getirmiş ...Bakınırken gözüme çarptı.Hello Kitty... Telefon ,bilgisayar aksesuarları anahtarlıklar ve fotoğraf makinası kılıfları var. Çok cici şeyler yaa:) Sayfayıda olduğu gibi taradım Fiyatlarda üstünde:)
NOT: Resimler The Phone House dergisinden......

17 Temmuz 2009 Cuma



Canım sıkıldı biraz dolanırken winimax'a girdim.Çok güzel leoparlı taçlar vardı.İşte buda benim beğendiğimı ...Fiyatı 4 küsürdü sanırım:)

5 ünlü 5 gelinlik....

Victoria Beckham







Kate Hudson




Chiristina Aguilare

Pınar Altuğ
Çağla Şikel









Ünlüler ve tercih ettikleri gelinlkiler... Ben Kate Hudson'un Gelinlerin Savaşı filminde Wera Wang imzalı gelinliğe bayılmıştım...Tam masal kitaplarından çıkmış gibi.... Sizce en güzel gelin hangisi?

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Basit maskeler-meyveler.

yediğin her meyveden yüzüne sür,demişti yakın bir akrabam.haklıydı yaşına göre cildi o kadar güzeldi ki.tabii genetik,sağlıklı beslenme,stres hepsi birer faktör ama bunu en aza indirmek senin elinde derdi.
sonuna kadar katılıyorum kendisine.ve bunu bir huy haline getirdim,iyi de yapmışım ;)

mesela kayısı tam mevsimi işte, yok böyle bir güzellik,bir iki saat arzuya göre bekletikten sonra cildimi canlanmış hissediyorum.hem yiyerek hemde haricen kullandığımda mutluluk kat sayımı arttırıyor.
özellikle unutamadığım komuşumuzun bir keresinde kayseriden getirdiği kayısı üzerine tanınmam.süt gibiydi.yüzümü yapış yapış değil kadife gibi yapmıştı.tadı da hala damağımda....


kendisi meyve olmasa da hakkını yiyemeyeceğim gıdalardan.dünyanın en doğal en zararsız nemlendiricisi.salata yaparken kabuklarını çöpe atmam.yemekten sonra yüzümde 15 dk bekletiyorum.sanki cildim salatalığın bütün suyunu hüüüp diye çekiyor:)
cilde verdiği ferahlık hissini yaşamalısınız.


yine çok sevdiğim
birisinden,ofişşşşten öğrendiğim çilek maskesi.
birkaç akşam üstüste sürüldüğünde gözenekler
üzerinde etkisi gördüğüm ve kokusuna bayıldığım meyve.aman dikkat sakın yüzünüzde bir gece bekletmeyin sabaha pembe veya kırmızı uyanabilirsiniz:)
amaaaa yanaklar üzerinde doğal allık vazifesi görüyor;)


izniniz olursa ben ona cilt uzmanı
diyorum.zamanla etkisini gösteren.sadece maske değil besin olarakta alındığında ciltte fark oluşturduğuna inandığım meyve,özellikle yeşil mayhoşuna hastayım.
aslında çok basit,zahmetsiz doğal maskeler bunlar.hatta ucuza bile mal edilebiliyor :D :D
yediğimiz meyvenin ne kadar zararı olabilir ki hatta yüzümüze sürdüğümüz kimyasallara göre bence masum bile kalıyorlar.ben faydasını görüyorum .şiddetle tavsiye edilir... :)

14 Temmuz 2009 Salı

beyaz perde...devrim arabaları

hani bazı filmler vardır ya yazık olmuş dersin ama yazık eden yine bizlerizdir.işte bu da öyle bir film.
adı devrim arabaları.dönem filmi olan devrim arabaları,güçlü oyuncu kadrosuyla adeta onlarla beraber o anları yaşatıyor.''işte oyunculuk'' bu diyemiyorsunuz çünkü rol değil o duyguları yaşıyorlar sanki.
sinema da tek solukta izlediğim,inanılmaz akıcı,büyük merak ve heyecanla sıkmadan uzatmadan hikayesini çok güzel tamamlamış film.
kimler yok ki neredeyse bu sanatın bütün kilometre taşları orada,
selçuk yöntem,ali düşenkalkar,halit ergenç,vahide gördüm,altan gördüm,taner birsel,uğur polat ve daha kimler kimler.....birçok ödül ve eleştirmen tarafından da geçer not almış bir film.bence sonuna kadar haketmiş.dvdsi çıktı mı bilmiyorum.bugünlerde çıkıcak diye duydum.mutlaka arşivlenmesi gereken filmlerden.

bu işaretle beraber cümbür cemaat,maaile gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz :D

iyi seyirler.....

12 Temmuz 2009 Pazar

nemlendirme;günlük bakımda son aşama

günlük rutin bakımın son aşaması olan nemlendiricilere geçtik.
bilirsiniz yağlı bir cildin en büyük problemi, sanayi projektörleri gibi parlamasıdır.ama bu sağlıklı ciltler gibi berrak bir parlama değil.tam tersine paslanmış demir gibi renk değiştiren, gıcık mı gıcık ten halidir.siz, o kadar bakımlı, temiz ve şık makyajlı olun ki, bir parladın mı herşey yerle bir olur.üstüne yazın, boncuk boncuk terledin mi tadından yenmez hale gelir:D

tecrübe ettiğim birkaç ürün.
la roche posay effaclar hydratant matite active,



çok hafif yapısı ile bazen nemlendirme de yetmediğini düşünüyorum.yaz için ideal iken kış için kesinlikle yetersiz.fakat matlaştırıcı özelliği, kışın daha iyi çalışıyor.
gözenekler üzerinde de etkili.bana göre yaz akşamları için uygun.
kokusu da mis gibi salatalık kokuyor : D



-----------------------------------------------------------





biotherm aquasource superserum;


yoğun nemlendirme özelliğine sahip olup benim gibi, aşırı yağlı ciltlere uygun olmadığını düşünüyorum.eğer cildim kışın çok kurur ise kullanıyorum. hoş bir yumuşaklık veriyor. bunun dışında pek tercih ettiğim bir nemlendirici değil.
kurudan karmaya dönük ciltlere daha iyi gelebilir.



---------------------------------------------------------
skinceuticals essential sun defense spf 20,


yaz için aldığım fakat yapısı nedeniyle kışın tercih ettiğim üründür.
kokusu nötr.
yazın kullandıığım da, cildimi anında yağlandırıyor.ama kışın yumuşacık yapıyor.tekrar almayı düşünmüyorum.



------------------------------------------
the body shop seaweed  matifyng day cream

işte en sevdiğim ürün.ilk başta yetersiz diye düşündüğüm, sonrasında yukarıda ki markaları deneyerek, tekrar tekrar döndüğüm nemlendiricim.
kokusuna bayılıyorum denizi çağrıştırıyor.matlaştırma özelliği ile kullandıklarım içinde en iyisi diyebilirim.fiyatına göre performansı çok başarılı.birde spfsi olsa...:D

------------------------------------------------------------------









dermalogica oil control;artık akıllandım önce ne olursa olsun tester alıp sonra memnuniyete göre ürün alıyorum:D

testerını aldım ve çok beğendim.matlaştırma özelliği çok iyi .fakat spfsi yok. tekrar bunun üzerine koruyucu ürün sürüp, üstüste kaçak katlı bina çıkmak istemiyorum zira temel, aşırı yağ üretimiyle çöküyor:D

oil controlün spfli ürünü mevcutmuş hemde matlaştırma özelliği oil controle göre daha fazlaymış.en kısa zamanda edinmeyi düşünüyorum.

Terziye gidiyorum.....


Kumaş aldım bugün.Hiç hesapta yokken hemde....Ama şimdi aklıma güzel bir elbise modeli geldi .Umarım güzel olur bitince sizlerle paylaşırım: ))))Aklımda aslında mini bir elbise yaptırmak vardı ama sonra dan fikrimi değiştirdim.Maxi elbise yaptırcam bunu ve belede mor kalın kemer...Ve morda sandalet giyerim herhalde altına : )) Umarım güzel olur yakında görcez:))

VICTORIA AND HERMES:)






Victoria Beckham 'ın favori çanta markalarından biride Hermes olsa gerek....Olduğu kadar da var çünkü gerçekten çok güzel çantalar.İşte Victoria Beckham ve 3 farklı Hermes...Benim favorim uçuk pembe olan:) SİZİNKİ?

HANDE YENER ÇOK DEĞİŞTİ....

Hande Yener neydi ne oldu.Bence güzel de oldu...Hem görünüşünü hem de müzik tarzını değiştiren Hande Yener'in ikisine çok iyi yaptığını düşünüyorum.Umarım daha da iyi olur.


Stil direktörü Kemal Doğulu genelde renkli kostümler seçiyor Hande Yener için ve Hande Yenere çok ta iyi gidiyor....













LEOPAR!!!!!



Leopar.....Leopar.......
Fazla cesur olmaya gerek yok bence bu deseni giymek için..Gündelikte giyilebilir.Şahsen ben
leopar desenli olan ve yakışacağını düşündüğüm herşeyii çokkk seviyorum ve zaman zaman farklı farklı kombinliyorum.... İşte bunlarda bazı resimlerden kestiğim karaler...:)Umarım sizde beğenirsiniz.....

11 Temmuz 2009 Cumartesi

HAYATA DAİR BEŞ DERS...


Evdeyim. Tek başıma oturuyorum.Bilgisayarımı ,Soğuk sütümü ve çitolatalı kekimi aldım ,balkonda keyif yapıyordum.Maillerimi okurken bir arkadaşımın gönderiği mail hoşuma gitti.Sizlerlede paylaşmak istedim...

Birinci Ders:

okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun eniyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim veoradaçakıldım kaldım. Son soru söyleydi :'Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?'Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemenhergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerindefalanolmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsızbırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorununtest sonuclarınadahil olup olmadığını sordu.'Tabii, dahil' dedi, Hocamız...'İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirindenfarklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak edeninsanlar bunlar.Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile...'Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da...Dorothy idi.
İkinci Ders :

Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duranbir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu.geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda birbeyazın birzenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerdendeğildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım.Ayrılırkenille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı.Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi,armağanda...'Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunçyağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti.Kendime güvenimiyitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olankocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonrason nefesiniverdi.

Üçüncü Ders :

Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın...Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocukpastaneye girdi. Garson kız hemen koştu... Çocuk sordu:'Çikolatalı pasta kaç para ?''50 Cent.'Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:'Peki, Dondurma Ne Kadar ?''35 Cent.' dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşterivardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha nekadar vakitgeçirebilirdi ki...Çocuk parasını bir daha saydı ve'Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?' dedi.Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masayakoştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garsonkız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayısanki akan gözyaşları temizleyecekti.Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı15 Cent'lik bahşiş duruyordu..


Dördüncü Ders :

Yolumuzdaki Engeller...Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kayakoydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diyegözlüyor... Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saraygörevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanınetrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesleeleştirdi.Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiztutamıyordu.Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu.Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkınasıkına itmeyebaşladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına çekti.Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eskiyerinde birkesenin durduğunu gördü.Açtı... Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde...'Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.' diyordu kral.Köylü,bü gün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.'Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.'

Beşinci Ders :

Önemli Olan Vermektir..Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşamşansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynıhastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığınmikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beşyaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu.Küçük çocuk bir anduraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve 'Eğer kurtulacaksa, veririmkanımı' dedi.Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor vegülümsüyordu.Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, amaküçük çocuğun yüzü degiderek soluyordu...Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :'Hemen mi öleceğim ?'Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanıverip, öleceğini düşünüyordu.

10 Temmuz 2009 Cuma

COSMO BURÇ

Buda cosmopolitan dergisinin temmuz ayı astrolojisi...:)


Yıldızların bu ay sizin için ne tür sürprizler hazırladığına ve nelere dikkat etmeniz gerektiğine bir göz atın.
ASLAN (23 Temmuz-22 Ağustos) Ayın 10'u civarında ofisteki yoğunluk sizi çok sıkacak. Biraz rahatlamaya ihtiyacınız olacağından, günü arkadaşlarınızla eğlenerek bitirin. Ayın 18'inden sonra programınız çok yoğun olabilir. Eğer iyi organize olmazsanız iş dışında bir şey yapacak zaman bulamayacaksınız. Flört Taktiği: İlk adımı atmaktan çekiniyorsunuz. Sizi yemeğe davet eden bir erkeğe biraz daha rahat davranarak cesaret verebilirsiniz. İlişki Tavsiyesi: Ayın 27'si civarında erkek arkadaşınızla başbaşa zaman geçireceğiniz romantik bir program yapın.

BAŞAK (23 Ağustos-21 Eylül) Bu ay son dakika davetleri alabilirsiniz veya beklenmedik fırsatlar sizi bulabilir. Ayın 23'ü civarında durmadan sizi ihmal eden kız arkadaşınızla yüzleşin. Flört Taktiği: Yatakta sizin kadar rahat olmayan biriyle birlikte olabilirsiniz. Zeki Venüs'ün tavsiyesi, onu ellerinizle yönlendirmeniz. İlişki Tavsiyesi: Seksi daha renkli bir hale getirmeye çalışın. Hep aynı iç çamaşırlarını giymek yerine paranıza kıyıp biraz daha seksi parçalar edinin.

TERAZİ (22 Eylül-22 Ekim) Yeni trendleri ucuz mağazalardan takip etmeniz mümkün. Beğendiğiniz bir modacının tasarımını eBay'den daha ucuza satın alabilirsiniz. Bu sayede biraz para biriktirip tatile çıkabilirsiniz. Flört Taktiği: Eski sevgiliniz yeniden ortaya çıktığında ilişkinize bir şans daha vermek isterse hemen heyecanlanmayın. İlişki Tavsiyesi: Ateşli Jüpiter, yatakta yeni pozisyonlar denemenizi öneriyor.

AKREP (23 Ekim-21 Kasım) Çok büyük değişiklikler sizi bekliyor. İşinizi değiştirmek gibi büyük bir hedefinizi gerçekleştirebilirsiniz. Ayın 14'ü civarında biraz cesur olun ve gittiğiniz partide biriyle tanışın. Flört Taktiği: Ayın 20'si civarında hayal ettiğiniz şeyler gerçek olabilir. Uzun zamandır tanıdığınız biriyle aranızda müthiş bir uyum olduğunu fark edebilirsiniz. İlişki Tavsiyesi: Sevgilinize karşı daha şefkatli davranmaya özen gösterin.

YAY (22 Kasım-20 Aralık) Son zamanlarda kendinizi çok zorladınız. Dinlenmek için işten bir gün izin alın ve ayak masajı yaptırın. Ayın 26'sında tembelliğiniz üstünüzde olacak. Yemek sipariş edip, evde DVD eşliğinde yiyerek keyif yapın. Flört Taktiği: Çok çekici biriyle tanışabilirsiniz. Ama dikkat edin, çünkü rol yapıyor olabilir. İlişki Tavsiyesi: Sevgilinizle tatile gidin ve denizden hiç çıkmayın.

OĞLAK (21 Aralık-19 Ocak) Kameralardan hoşlanmıyor olabilirsiniz. Ancak cesur Mars, bir yarışmaya başvurmanız konusunda sizi kışkırtıyor. Flört Taktiği: Bir arkadaşınız görüştüğünüz bir erkekle ciddi şekilde flört ediyor olabilir. Ona bunun doğru bir şey olmadığını söylerken kabalaşmamaya dikkat edin. İlişki Tavsiyesi: Birlikte hep aynı yerlere gitmek yerine farklı mekanlar keşfetmeye çalışın.

KOVA (20 Ocak-17 Şubat) Ay sonunda işteki bir karışıklığı düzeltmek için analitik becerilerinizi konuşturun. Soğukkanlı yaklaşımınız iş arkadaşlarınızın sevgisini ve patronunuzun saygısını kazanmanızı sağlayacak. Flört Taktiği: Bir erkeğin maço tavırlarının altında sizi etkileme çabası yatıyor olabilir. Aslında çok romantik biri. Hatta gelecekteki aşkınız olabilir. İlişki Tavsiyesi: Ayın 23'ünde sevgilinizle bir fantezinizi paylaşın. Sonrasında uygulamak size kalmış.

BALIK (18 Şubat-20 Mart) Satürn'ün etkisiyle enerjiniz yükselecek. Bunu yeni bir blog açarak veya artistik bir hobi edinerek değerlendirin. Sonuçları ayın 30'u civarında görebilirsiniz. Flört Taktiği: Çekici bir iş arkadaşınız sıkıcı ofis hayatınızı renklendirebilir. Bir dahaki sefere yine geç saatlere kadar çalıştığınızda, çıkışta stres atmak için yemek yemeyi teklif edin. İlişki Tavsiyesi: Erkek arkadaşınızdan size masaj yapmasını isteyin. Bu sizi birbirinize yakınlaştıracak.

KOÇ (21 Mart-19 Nisan) Cömert Uranüs'ün etkisiyle ayın 4'ünden sonra ilginizi diğer insanlara çeviriyorsunuz. Erkek arkadaşınızın sevdiği şarkıları bir CD'ye kaydedip sürpriz yapabilir veya annenizi pazar kahvaltısına götürebilirsiniz. Flört Taktiği: Ayın 13'ünde parkta veya plajda örtünüzü bir yakışıklının yanına serin ve ona kocaman gülümseyin. İlişki Tavsiyesi: Onu kıskanmak yerine biraz daha özgür bırakmaya çalışın.

BOĞA (20 Nisan-19 Mayıs) Uzun zamandır konuşmadığınız arkadaşlarınızı arayın. Facebook sayfanızı daha sık güncelleyin. Bu sayede sosyal hayatınız canlanacak ve yıldızların tahminine göre bu arkadaşlardan biri size bir iş imkanı sağlayacak. Flört Taktiği: Keskin bakışlı Venüs, alışveriş yaparken gözlerinizi açmanızı öneriyor. Uzanamadığınız bir raftan bir şey almanıza yardım etmesini rica ederek yakışıklı bir erkeğin ilgisini çekin. İlişki Tavsiyesi: Ayın 17'si civarında sevgilinizi arayıp öğle yemeğine çağırın. Buluşma yeriniz yatak odanız olsun.

İKİZLER (20 Mayıs-20 Haziran) Vücut ve saç bakımınıza sıcak yaz günlerinde biraz daha özen gösterin. Sağlıklı beslenin ve yanında kendinizi iyi hissettiğiniz arkadaşlarınızla görüşün. Giyim tarzınızı da değiştirebilirsiniz. Jean pantolonlar yerine kısa yazlık elbiseler, derin dekolteli bluzlar ve sandaletler giyin. Flört Taktiği: Hoşlandığınız erkeği tuttuğu takım veya hobileriyle ilgili sorular sorarak etkileyebilirsiniz. Bu şekilde sizinle ilgileneceğinden emin olabilirsiniz. İlişki Tavsiyesi: Ayın 25'i civarında dinlenmeye ihtiyacınız var. Bir otelden yer ayırtın ve erkek arkadaşınıza sürpriz yaparak romantik bir hafta sonu programı ayarlayın.

HOROSKOP- TEMMUZ 2009

Burcuma bakıyodum bakıyım bu ay beni neler bekliyor diye.. Sonra buurçları sizlerlede paylaşmak istedim ...Belki ilgilenirsiniz....Elle dergisinin TEMMUZ 2009 sayısında ....
Hazırlayan : BERNARD FITZWALTER
KOVA: (21 Ocak-19 Şubat)
Büyük beklentilerin arkasından yaşadığınız büyük pişmanlıklar, elinize geçen fırsatları kaçırmış olduğunuz hissini yaşamanıza neden olabilir. Ancak bu ay olacaklar, hayatta ikinci bir şansı yakalamanın daima mümkün olabileceğini görmenizi sağlayacak ve sizi daha büyük başarıların beklediğine inandıracak. Uçuşa geçmeye hazırlanın, her şey yeni başlıyor!

BALIK: (20 Şubat-20 Mart)
Hayatınıza bu şekilde devam edemeyeceğinizi ve bir şeyler yapmanız gerektiğini çok iyi biliyorsunuz. Biraz yardıma ihtiyacınız var. Aslında, yeni bir aşk heyecanı bunu karşılayabilir. Bu aşk, sizi şu anda yaşadığınız bu hayattan alıp yepyeni bir yöne doğru sürükleyebilir. Geçmişte yaşadığınız tüm gelgitler artık anlamsız gelecek, her şeye boşverin ve yazın tadını çıkarmaya bakın...

KOÇ: (21 Mart-20 Nisan)
Şu sıralar hayatınız mükemmelmiş gibi görünse de, görünenle gerçek farklı olabilir. Partnerinizle bol heyecan ve tutku yaşıyorsunuz. Peki, bu pırıltılar kaybolsa dahi birbirinizi sevebilecek misiniz? Bu soru sizin için şu sıralar önemli olmasa da eğer uzun soluklu ümitleriniz varsa, onu yine de cevaplamanız gerekebilir.
BOĞA: (21 Nisan-21 Mayıs)
Yılın başlarında, beklenmedik koşullarda başlayan ilişkiniz olgunlaşıyor. Birbirinize daha yakınsınız, güveniniz tam, üstelik ortak ümitleriniz ve hırslarınız var. Aslında daha önce önünüze çıkan ve yokmuş gibi davrandığınız engeller hala karşınızda duruyor ancak siz değiştiniz. Artık başa çıkmaya ve çözüm üretmeye hazırsınız.

İKİZLER: (22 Mayıs-21 Haziran)
Gitmekte olduğunuz yol ikiye ayrıldığında siz de bunlardan birini seçmek zorunda kalırsınız. Ancak öteki yolun da sizin yolunuzun hemen yanından geçtiğini bilir ve canınız istediğinde oraya geçebileceğinizi düşünürsünüz. Bu ay böyle olmayacak. Yol ayrımındasınız. Seçiminizi yapın: Ya biri, ya öteki. İyi düşünün. Yolların sonu oldukça farklı noktalarda bitiyor.

YENGEÇ: (22 Haziran-23 Temmuz)
Bıraktığınız yerden tekrar başlamak bunaltıcı olabilir ama bunun sizin açınızdan bazı avantajları da var. Hem hedefiniz için yeni bir bakış açısı kazanıyorsunuz, hem de geride bıraktıklarınız netlik kazanıyor. Bundan önceki kararınızı vermede biraz aceleci davranmıştınız. Bu ayı geleceğinizle ilgili yeni kararlar almak için kullanın.

ASLAN: (23 Temmuz-23 Ağustos)
Yaptığınız her neyse sonuçlarını almakta fazlasıyla aceleci davranıyorsunuz. Belki de başarısız olup dibe vurmaktan korkuyorsunuz. Asıl yapmanız gereken, işler yolunda gitmediğinde sakin olmak ve bir süreliğine başka bir şeylerle ilgilenmek. Sonrasında, uygun bir anda yarıda bıraktığınız işle yeniden ilgilenmek. Yani aceleci davranmamak.

BAŞAK: (24 Ağustos-23 Eylül)
Çok kısa zamanda vermeniz gereken çok önemli kararlar var. Hepsini bir anda halledebileceğinizi düşünmek cazip geliyor olabilir. Ancak, kariyerinizle ilgili yapmanız gereken seçimler ilişkinizden daha hassas. Her karar bir sonrakini etkiler; bu yüzden kendinize verebileceğiniz kadar zaman verin. Unutmayın, işiniz tartışılabilir olsa da, gerçek aşk kesinlikle değildir.

TERAZİ: (24 Eylül- 23 Ekim)
Ulaşılamayan hep çekici ve keyiflidir. Hem zaten, hiçbir zaman ulaşamayacağınızı zannettiğiniz bir şeyin hayalini kurmanın ne zararı var? İşte bu ay, asla sahip olamayacağınızı düşündüğünüz o şeye sahip olma fırsatını yakalamanız mümkün olabilir. Üstelik bunun size ne kadar pahalıya mal olacağını da biliyorsunuz. Onu gerçekten, bu kadar çok istiyor musunuz?

AKREP: (23 Ekim-22 Kasım)
Birkaç hafta öncesine kadar ilişkinizdeki baskın taraf sizdiniz. Oysa şimdi her şey tersine dönmeye başladı. Peki tüm bunlar nasıl oldu? Belki oyunun kuralları ve onların beraberinde roller değişti. Aslında ilişkinizdeki dengeyi eski haline getirmek için hala gücünüz var. Ama belki de bunu istemezsiniz. Zira ilişkinizin bu yeni halinden memnun olabilirsiniz.

YAY: (23 Kasım-22 Aralık)
Yerine getiremeyeceğiniz sözler verdiniz. Bu kesin. Sorun zaman ya da para değil. Önemli bir konuda fikirleriniz değişmiş olabilir. Vermeniz gereken kararlarda farklı bir yol izlemek durumunda kalabilirsiniz. Yaylar yaş tahtaya basmaktan hoşlanmazlar. Bu yüzden iyi düşünün.

OĞLAK (23 Aralık-20 Ocak)
Aradığınız aşkı bulduğunuza nasıl emin olursunuz? Bu, cevabı çok zor bulunan bir soru. Çoğu insan havai fişekler ve bir çeşit duygu yoğunluğu hayal eder ama büyük aşklar bazen daha ilk günden derinleşen, karşınızdaki insan hakkında her şeyi bildiğiniz masum bir dostlukta da hayat bulabilir. Bu yüzden ''o''nu bulduğunuza inandığınızda, sakın bırakmayın.

9 Temmuz 2009 Perşembe

NE BULDUYSAM GİYDİM:)












çoooookk sıcak... Bu sıcakta hafif birşeyler giymek lazım bende dışarı çıkarken ne bulduysam giydim:) Umarım sizde beğenirsiniz....