12 Temmuz 2011 Salı

Srebrenitsa katliamı ( Ah Srebrenitsa ) 11 temmuz 1995 unutmadık !



Avrupa'nın ortasında göz göre göre bu Soykırım işlendi.
Sözde Soykırımlara inat, Hocalı katliamını ve Srebrenitsa katliamını unutturmayın !!!

 sevgili Dikiş Dersi blogundaki video,bir film değildir! lütfen izleyin

10 yorum:

deniz saatçioğlu dedi ki...

Ahh ah neler acılar yaşandı oralarda ama kimsenin kılı kıpırdamadı senelerce. Evet unutmamak ve unutturmamak lazım gerçekten.


Çok teşekkür ederim güzel yorumun için, umarım yakında kendime gelirim.
Sevgiler

www.denizsaatcioglu.blogspot.com

Adsız dedi ki...

İsviçreli Alexander Dorin, 2009'da yayınlanan Die Geschichte eines Salonfahigen Rassismus [Salon Irkçılığının Tarihi] adlı kitabında, aslında Srebrenica'da ne Soykırım ne de katliam yapıldığını; bu yalanın kendi emellerini (Bosna-Hersek'i kurmak) meşrulaştırmak için Aliya İzzetbegoviç ve Bill Clinton tarafından uydurulduğunu, olaylarda ölenlerin sayısının 2-3 kat şişirildiğini, öldürülenlerin de aslında Bosna Hersek ordusuna mensup askerler olduğunu iddia etmektedir.

Noam Chomsky de NATO harekatı öncesi çoğu cinayeti Kosova Kurtuluş Ordusu'nun işlediğini, Sırpların NATO saldırılarından sonra silaha sarıldığını iddia eder ve bu yüzden ciddi şekilde eleştirilir. [44-48] Arada bir fark var mı?

Yunanistan'daki aşırı sağcı basın da, tezini güçlendirmek için Türklerin Ermenilere, Rumlara, Kürtlere uyguladıkları zulümleri sıralayıp; Nazilerin bile Türklerden esinlenerek ve Türklerin imha yöntemlerini kullanarak Yahudi Soykırımını yaptıklarını, Kıbrıs'ta da benzer bir etnik temizlik uyguladıklarını iddia edip, Türkiye'nin Barış Gücü çerçevesinde Kosova'ya asker göndermesini de 'Balkanlara tekrar nüfuz etmek isteyen yayılmacı Türkiye Cumhuriyeti, Kosovalı Müslüman Arnavut azınlığı yıllardır silahlandırdı ve Sırplara karşı kışkırtarak bu isyana sebep oldu. Nitekim Prizren bölgesine Türk askeri yerleştirmeyi başardılar.' [49] diyerek, etnik temizlik sırasının Balkanlara geldiğini ima ediyordu. Bu yorumlarda Türklerin emellerini (Balkanlara geri dönmek) gerçekleştirmek için hem Kosovalı teröristleri yıllardır silahlandırdıkları, hem de Sırpların Kosova'da bir katliam yaptıkları hikayesini uydurdukları iddia ediliyordu. [50] Yine düşünelim, bir fark var mı?

Sırplara göre de dünyayı, petrol zengini Müslüman elitler ve petrol tröstleri beraberce yönetmektedir: Sırp basınında, Bosna vahşeti sırasında, petrol zengini Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE ve Katar gibi ülkelerin petrol gelirleriyle, Batı'da satın aldıkları şirketlerin listesini de ekleyerek, sık sık dile getirilen “Bazı nüfuzlu Müslüman ülkeler ve petrol endüstrisinde büyük çıkarları olan ABD ve NATO üyesi yardakçıları, önce Yugoslavya'yı parçalayarak zayıflattılar, sonra Bosnalılar eliyle Avrupa'nın göbeğinde bağımsız bir Müslüman devlet kurabilmek için, savaş sırasında ortaya çıkan ufak tefek bazı zorlukları abarttılar, gerçeği saptırarak Sırp askerlerini Srebrenica'da Soykırım yapmakla suçladılar ve bu yalanlarını petro-dolarları ile satın aldıkları uluslararası basını eliyle dünya kamuoyuna servis ettiler. 'Şimdi Kosova'da aynı oyun bir kez daha sahnelenmekte' türü ırkçı savlardan pek farkı yoktur.

http://www.youtube.com/watch?v=i1a-_LzxDyE
Srebrenica Planned in Washington and Sarajevo
Excerpt from Dutch television documentary on Srebrenica. Features interview with Hakija Meholic the Muslim police chief of Srebrenica during the war.

İzzetbegoviç'in, uluslararası kamuoyunu harekete geçirecek, NATO müdahalesinin önünü açacak bir etnik temizliği öngördüğünü ve Srebrenitsa'yı kurban ettiğini iddia eden Boşnak yetkililer vardır ki olayların gelişimi de bunu doğruluyor (1993'teki bir görüşmede Bill Clinton'un Aliya İzzetbegoviç'e "Sırplar Srebrenitsa'da 5.000 kişiyi öldürürse askeri müdahale düşünülebilir" demesi)

Srebrenitsa'da kenti korumakla görevli bir diğer birlik ise Boşnaklara ait 28. Tümen idi ancak bu tümen saldırı başlamadan kısa bir süre önce kenti terk etmişti. Kentin güvenliğinin sağlanmaması nedeniyle Srebrenitsa'nın düşmesinden Bosna Hersek'in eski Devlet Başkanı Aliya İzzet Begoviç de sorumlu tutuluyor. Srebrenitsa eski polis şefi Hakiya Meholiç'e göre İzzet Begoviç bilerek Boşnak sivilleri sürgüne terk etmişti.

reyhane dedi ki...

Ah ah Srebrenitsa nasıl da yanar içim..Blogumda da yazdım ya Leyla' yı..Okudum ve anladım katliam neymiş,yazıklar olsun faillerine..

MODAVESAİRE dedi ki...

ulan avrupa, adam değilsin , dibindekine göz yumuyosun ( hAbErin var ), uzaktakinin devlet işlerine karışıyosun. şerefin yok AVRUPA !!

sevda s. dedi ki...

Ne unutmak ne yoksaymak mümkün
Allah kalanlarına sabır versin, ölenler nur içinde yatsınlar.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

yuh ya bu dünyanın sonu ne olacak merak ediyorum .(
seni özledim yavrus

habinos dedi ki...

duyarlı olmana çok hoş.

Adsız dedi ki...

blog aleminde bunu hatirlayan ve hatirlatan tek vicdan sahibi olarak tesekkürler. acimizi ve bosnak annelerinin acilarini unutmadin ve burda paylastin. insanlar maalesef islerine gelmeyen her seye kör. yahudi soykirimi denince kaplan kesilenler, müslüman halklara yapilan zulmlere üc maymunu oynuyor.
sevgiler.
zülal

pembe fiyonk dedi ki...

deniz: yapılanlar bir şekilde unutturuluyor.kesinlikle unutlmamalı.sevgiler

adsız: bana göre tamamen uydurulmuş bazı çevreli haklı göstermek adına, bilmem kimden kime örnekler vermek, bu kişinin haklılığını kantılamaz kanımca.
bu iç savaş, sadece aliya ve bill arasında bir anda karar verilip hemen olacak bir iş olmadığını,hatta ve hatta iç huzursuluğun eskiye kadar dayanmakta olduğunu dünya biliyor.

avrupanın göbeğinde müslüman nüfusün ne işi var.şimdi alıntı yapark bana göre birşeyi kanıtlamış olamaazsın.

çünkü yazar alex. dorin, gerçek bir boşnak veya kosovalı ile benim kadar konuşmamıştır.
müslüman olduğu halde ''zorla'' domuz eti yedirildiğini belki hiç duymamştır.zamanında kendi topraklarında asimile ettirilmeye çalışıldıklarıdan belki bihaber.

boşnakların gözünde ki Aliya'yı karalamak bu kadar basit değil.sen zannediyor musun boşnaklar rahat bırakıldı ülkelerinde.durduk yere mi çıktı bu savaş.
dini -ve milli özgürlükleri elinden alınn insanlar tabii ki silahlanacaklardı.

yok kağıt üzerinde şu kadar gerçekte bu kadar diye bir şey yok.insanlar atalarını büyüklerini nesillerini kaybettiler.

savaş sırasında kaçan akrabalarının hala nerede olduğunu bilmiyenlerin sayısı çok fazla.2000 li yılların başında boşnaklar dinlenme korkusuyla memlektlerine telefon açamıyorlardı.
sevgili adsız, kopyala yapıştır yerine kendi duyup bildiklerii anlatsan daha makbüle geçerdi.

reyhane:seninde bu konulara nasıl duyarlı olduğu olduğu biliyorum canım.teşekkürler.


modavesaire:adam olsaydı böyle puştluk yapar mıydı.
sağol canım

sevda s: amin canım.allah apanlardan sorsun.

stil direkötür:böyle böyle yiyeceğiz başımızı galiba :( bende özledim canım yaa

habinos:cok sağol canım,hissetiğin ve yorum bıraktığın için.

sevgili Zülal:diğe arkadaşlarımın hakkını yemek istemem çünkü benden başk duyarlı olanlarda var.
sadece unutmadığımızı bilsinler istedim.
hem boşnak ve kosovalı olan arkadaşlarımada vefa borcu olur belki.
malesef ki bizler başka milletler gibi lobileşemedik anlatamadık derdimizi.hiç değilse birey olarak unutmadığımızı bilsinler.
ziyaretn için teşekkür ederim

coco-jelly dedi ki...

canım çok çok güzel bir post olmuş.leyla diye bir kitap okumuştum gerçek hayat öyküsüydü orda öyle bir anlatıyorduki insanın içi kaldırmıyor...