16 Nisan 2012 Pazartesi

Kaç Çeşit Kolonya Var?


Havalar ısınmaya başladıkça, ben parfümlerden uzaklaşırım. Hal böyle olunca, kolonyalara sararım. Çünkü temiz ve mis koku vazgeçilmezimdir.

Yazın parfümlerin notaları dokunur, sanki ağırlaşır.
Kolonyalar daha düz gelir! olduğu gibidir yormaz burnumu beynimi :)
Sadece limon kolonyasından bahsetmiyorum.. Yazının en sonunda onlarca çeşidinin olduğunu göreceksiniz.

Favori kolonyalar içinde, Limon çiçeği kolonyası, lavanta kolonyası, bebe kolonyaları aklıma ilk gelenler.


Kolonyanın Tarihi



Kolonyayı ilk defa kimin yaptığı kesin olarak bilinmemektedir. Eski verilere göre ilk defa 1690'da Almanya'nın Köln şehrinde yaşayan Jean Paul Feminis adlı bir seyyar satıcı yapmıştır. Bu şahıs kolonyayı yaptığı reçeteyi Giovanni Antonio Farina adlı birisine bırakmış, o da yeğeni Giovanni Maria Farina'ya vermiştir. Giovanni Maria kolonya yapımı üzerinde çalışmış ve "hoş lavanta suyu" adıyla ilk kolonyayı yapmıştır. Bundan sonra kolonya yapımı işi Köln (Kolonya) şehrinde gelişmiştir. XIX. yüzyıl başlarında kolonya yapımı Fransa'ya geçmiş ve "Eau de Cologna (Kolonya suyu)" adı ile üretilmiştir. Bundan sonra da bu hoş kokulu sıvıyı dünya kolonya olarak tanımıştır.


meşhur 4711

Tüm zamanların en yaygın kullanılan tuvalet malzemesi olarakta bilinen kolonya ilk geliştirildiği yıllarda günümüzden farklı olarak kozmetik değil, tıbbi amaçla kullanılıyordu. O günlerdeki formülüyle biberiye, portakal çiçeği, bergamot ile limondan oluşan ve ferahlatıcı özelliği yüzünden rağbet gören karışım, sindirim sistemi rahatsızlıklarında şeker üzerine damlatılarak alınıyor ya da şaraba karıştırılarak içiliyordu. Antiseptik özelliğinden ötürü ağız çalkalamada, yara temizliğinde kullanılıyor, kas ve eklem ağrıları için harika bir friksiyon solüsyonu oluyordu.


4711 çeşmesinden kolonya akar :)

Uzun yıllar tedavi edici özelliğinden yararlanılan bu sıvı, tuvalet amacıyla kullanılmaya başlandıktan sonra bir devrim yüzyılı olan 18. yüzyılda adeta bir çığır açar. Sınıf savaşının en keskin biçimde yaşandığı yıllarda yükselen burjuvazi karşısında, ağır ve pahalı parfümlerle özdeşleşen aristokrasi yenik düşünce, ağır kokuların da itibarı azalır. Eau de Cologne gibi hafif ve ferahlatıcı kokular sadeliğin, saflığın simgesi haline gelir ve burjuvazinin gözdesi olur.


Cilde sürüldükten sonra içerisinde bulunan alkolün hızla buharlaşması ve bu sırada buharlaşan alkol moleküllerinin çevrelerinden ısı çekmesi üzerine kullanan kişiye bir serinlik vermesi üzerine genelde ferahlamak için kullanılır. Bunun dışında keskin kokusu sebebi ile ayıltıcı özelliği vardır.


Kolonyanın Osmanlı topraklarına girişi, II. Abdülhamid döneminin ilk yıllarına rastlar. O dönemde ithal edilen ürünler arasında Farina'nın Eau de Cologne'u da bulunmaktaydı ilk "yerli kolonya" acaba ne zaman üretilmişti? Bu soru bizi Osmanlı topraklarında ilk ıtriyat fabrikasını 1882'de kuran Ahmet Faruki'ye götürüyor. Faruki, birçok müstahzar gibi kolonyayı da ülkemizde ilk olarak üreten kişidir. Ahmet Faruki o dönemlerde halk tarafından "odikolon" olarak adlandırılan Eau de Cologne'a "kolonya" adını verir.


Kolay imal edilebilen ve maliyetinin düşüklüğü nedeniyle satış şansı yakalayan kolonyanın tüketimi ülkemiz topraklarında hızla yaygınlaşır. Çünkü, kültürümüzde yaygın bir alışkanlık vardır: Eve gelen konukların hatırlarını, sağlıklarını sorduktan sonra ferahlatıcı ve hoş kokulu olduğu için gülsuyu sunmak... Tüm ülkede konuk ağırlama ritüelinin ilk adımı bu ikramdır. Ferahlatıcılık konusunda, gülsuyu ile yaptığı yarışı kolayca kazanan kolonya, toplum hayatımızda başköşeye oturmayı başardı. Bu alışkanlık hızla değişen toplumumuzda yerini koruyarak sürüyor.




Kolonya topraklarımızda, belki anavatanında olduğundan çok daha zengin ve renkli bir hayat sürmüş, yıllar içerisinde çeşitlenerek bugünlere ulaşmıştır. Neredeyse hemen her bölgenin kendine has bir kolonyası olmuştur. İzmir'in Altın Damlası, Gizli Çiçek ve İzmir Geceleri, Antalya'nın turunç çiçeği kolonyası, Rize'nin çay kolonyası, Düzce'nin ceviz yaprağı ve tütün kolonyası, Trabzon'un hamsi ve fındık kolonyaları, Amasya'nın elma kolonyası, Isparta'nın gül kolonyası, Edremit ve Ayvalık'ın zeytinçiçeği kolonyası, Sındırgı'nın çam kolonyası, Balıkesir'in beyaz zambağı, Gaziantep'in Biber ve Fıstık Kolonyaları ve daha niceleri Türk insanının beğenisine hitap etmiş, bayramlarını kutlamış, yolculara eşlik etmiş ve hastalara şifa dilemiştir.


Türkiye'de ise ilk 1912 yılında, Süleyman Ferit Eczacıbaşı tarafından İzmir'de üretilen kolonya daha sonraki yıllarda Türkiye'de bir sanayi haline gelmiştir.


Türkiyede Bilinen Kolonya Çeşitleri

Akasya Kolonyası

Altın Damla Kolonyası (İzmir)

Armut Kolonyası

Bebek Kolonyası(Vanilya)

Beyaz Zambak Kolonyası

Beşçiçek Kolonyası

Buket Kolonyası

Ceviz Yaprağı Kolonyası

Elma Kolonyası

Fresh Limon Kolonyası

Fındık Kolonyası

Gizli Çiçek Kolonyası (İzmir)

Gül Kolonyası (Isparta)

Hanimeli Kolanyası

Hindistan Cevizi Kolonyası

Kadın Teni Kolonyası

Kayısı Kolonyası

Kiwi Kolonyası

Lavanta Kolonyası

Leylak Kolonyası

Lider Çiçeği Kolonyası

Limon Kabuğu Kolonyası

Limon Kolonyası

Limon Çiçeği Kolonyası

Mango Kolonyası

Mandalin Kolonyası

Menekşe Kolonyası

Meram Çiçeği Kolonyası

Muz Kolonyası

Nane Kolonyası

Nar Çiçeği Kolonyası

Portakal Çiçeği Kolonyası

Revdor Kolonyası

Sümbül Çiçek Kolonyası

Tarçın Kolonyası

Turunç Çiçeği Kolonyası

Tütün Kolonyası

Vişne Kolonyası

Yasemin Çiçeği Kolonyası

Yeşil Elma Kolonyası

Yeşil Limon Kolonyası

Yeşil Çay Kolonyası

Zambak Çiçeği Kolonyası

Zeytin Çiçeği Kolonyası

Çam Kolonyası

Çay Kolonyası

Çilek Kolonyası

Çoban Kolonyası

İzmir Geceleri Kolonyası(İzmir)

İğde Çiçeği Kolonyası


TDK  : "İtalyanca colonia kelimesinden gelir. İçinde limon, tütün, lavanta gibi bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu, alkollü madde." 




alıntıdır: http://www.kolonya.info/kolonya_cesitleri.html

Görseller alıntıdır.

13 yorum:

Syhn dedi ki...

johnsonın kolonyası varya onu seviyorum ben de :D

Elle R. dedi ki...

what an interesting post!!! They look so pretty too =)

Ellie Fashion dedi ki...

iğde kolonyası alıyoruz biz de. annem de ben de bayılıyorum kokusuna. hatta yasemin kokusunu çok sevdiğim için yasemin kolonyası alıp esans olarak kullanmayı da düşünmüştüm. güzel bir araştırma olmuş, ellerine sağlık :)

cerenim.com dedi ki...

bir de İpek ve Esmer adlı kolonyalar vardır. Avni Kokucu'nun.(izmir)

guzelgul dedi ki...

off ne kadar cok kolonya varmis agzim acik kaldi :)

Mein Blog/Blogum

ALIŞVERİŞ DANIŞMANI dedi ki...

Vay be bundan sonra otobüslerde dağıtılan limon kolonyasına daha bi temnkinli yaklaşıcam:))

Xoxo dedi ki...

lavanta kolanyası harıka kokuyor ya parfummus gıbı :)

mod ask dedi ki...

Bu kadar çok çeşit kolonya olduğundan haberim yoktu,çok şaşırdım okuyunca..Yazın bende bebe kolonyası yada Fa markalı kolonyaları çantamdan ayırmıyorum.Sıcak havalarda kurtarıcım oluyor resmen.Bu bilgilendirici postlarına bayılıyorum senin...Bu arada bloğumdaki hediye çekilişine beklerim tatlım.öpüyorum çook.
modask.blogspot.com

pembe fiyonk dedi ki...

syhn: evet onları bende çok seviyorum :)

ellie:sevindim :)teşekkürler:)

elle r.:thanks:)

cerenim: aaa ilk kez duydum. teşekkürler:)

Güzelgül:muz kolonyasını da duyduktan sonra benimde ağzım açık kaldı.)

Alışveriş danışmanı:heheh al benden o kadr :)

Xoxo:lavantayı çok seviyorum.aynı parfüm gibi.yaz boyu her banyodan sonra sürerim)

modaask: genelde uzun yazıları okunmuyor sanırdım.nsıl sevindim anlatamam:)
hemen bakıyorum

balböcükleri dedi ki...

paşabahçe mağazalarında çeşitleri çok.bir geleneksel adetimizdir ve her evde bulunur.

♥Unicorn♥ dedi ki...

ne güzel bir yazı olmuş bu! kolonya tutkunu biri olarak çantamda sürekli bulundururum. yaşlı teyze misin diye dalga geçerler benimle ama o ferahlatıcı etkisini çok seviyorum ben napim :) lavanta kolonyasına da bayılırım, kadın teni kolonyasını hiç duymamıştım acaba nerden bulabiliriz? 4711'i eskiden Almanya'da çalışan akrabalar getirirdi, bi de sabunu olurdu şişesini hep saklardım :)

pembe fiyonk dedi ki...

bal böcükleri:kesinlikle çok sevdiğim bir adetimiz:)

unicorn:aynen canım yazın kolonya üstüne tanımıyorum :)
bende 4711 merak ediyorum:)

semra özden dedi ki...

Sayın blog kullacısı paylaşımlarınızı ve makelelerinizi ilgi ile takip ediyorum, Ataşehir halı yıkama olarak paylaşımlarınızı ve makalelerinizin devamını diler teşekkür ederiz...