4 Nisan 2012 Çarşamba

Rubinstein ve Arden Arasındaki Ruj Savaşları!

Makyajı bugünkü kadar yaygın bir davranış haline getiren iki kadın, Helena Rubinstein ve Elizabeth Arden, adlarını taşıyan kozmetik imparatorluklarıyla tanınıyor. Yaşarlarken, aralarındaki rekabet ve kıskançlık had safhadaydı. War Paint (Savaş Boyası) adlı kitap bu kavgayı anlatıyor.



İngiliz gazeteci ve Londra'daki meşhur Harvey Nichols mağazasının ilk kadın müdürü Lindy Woodhead'in kitabına bulduğu isim çok güzel: Savaş Boyası. İki hafta önce İngiltere'de piyasaya çıkan kitap, iki kozmetik markasına adlarını veren kadınların hayatlarını, aralarındaki rekabeti ve yaşadıkları zamanı anlatıyor.



İkisinin de gerçek adı farklıydı. Florence Nightingale Graham 1907'de Kanada'dan New York'a göç ettiğinde 26 yaşındaydı. Hemşire olarak çalışmak istiyordu. Ama kan görmeye dayanamadığı için bir güzellik salonunda kasada iş buldu. Üç yıl sonra adını Elizabeth Arden'e çevirdi. Yeni ismini, bütün portrelerinde yüzünü pudralar, allıklarla boyanmış olarak gördüğümüz İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth'ten almıştı. Yeni ismiyle güzellik ürünleri yapıp pazarlamaya başladı.

O sıralarda Polonyalı bir Yahudi olan Chaja Rubinstein ülkesinden ayrılmış, Krakov Kremi adını verdiği bir tarifle Avustralya ve Paris'teki güzellik salonlarına sızmaya başlamıştı. 30 yaşındaydı.



İki kadın da bir süre sonra milyon dolarlık cirolar yapan şirketler kurdular. İkisi de hayatlarını kadınların güzelliğine, gençliğin korunmasına adadılar. Aralarındaki benzerlik bununla bitmiyordu. İkisi de ilk evliliklerini kendilerini açıkça aldatan erkeklerle yaptı, onların kaçamaklarını ortaya çıkarmak için özel dedektifler tuttu. İkisinin de ikinci kocaları Rus prensi olduklarını iddia eden iki maceracıydı.




Helena Rubinstein fiziksel temastan öyle iğreniyordu ki, başkalarına tavsiye ettiği güzellik kürlerini kendisine uygulatmazdı. İlk kocası, herkese onu çok itici bulduğunu söylemekten kaçınmıyordu. Helena kocasının kendisini aldattığını her öğrendiğinde gidip mücevher alarak teselli bulurdu. 25 yıl evli kaldılar ve Helena Rubinstein'ın muazzam bir mücevher koleksiyonu oluştu.

Elizabeth Arden'in ilk kocası da onun ‘‘frijit’’ olduğunu her yerde söyler, sevgililerini de karısının şirketindeki kadın çalışanlar arasından seçerdi. Elizabeth teselliyi at yarışlarında buluyordu.



Bütün bu benzerliklere rağmen, birbirlerinden nefret ederlerdi. Birbirlerinin şirketinde çalışanları yüksek ücretlerle transfer etmeyi ádet edinmişlerdi. Hatta, birbirlerinin akrabalarını, yakınlarını kendi taraflarına çekmek için uğraşırlardı.


İki kadın hiç karşılaşmadılar. Helena Rubinstein 1965'te 94 yaşında öldü. Üç hafta sonra Elizabeth Arden, rakibesinin güzellik salonunun önünden geçerken ‘‘Zavallı kadın!’’ diyerek içini çekti. Yanındaki arkadaşının anlattığına göre ‘‘bu sözleri söylerken bile Elizabeth'in gözlerinde zafer ışıkları yanıp sönüyordu.’’


Ama Elizabeth Arden de 18 ay sonra bir inme geçirip öldü. Modacı Oscar de la Renta tarafından tasarlanmış pembe şifon bir elbiseyle tabuta konuldu. Bir zamanlar ‘‘İnsanlar pembeyi düşününce akıllarına Arden gelir’’ demişti.



Son yıllarında Arden ve Rubinstein kendi aralarındaki savaşa öyle bir dalmışlardı ki, zamanın değiştiğini fark edemediler. O sırada ortaya Estee Lauder adında yeni biri çıkmış, tırnak cilası üreten Charles Revson adında bir başkası da ‘‘Revlon’’ adını verdiği ürünlerle ruj piyasasını sallamaya başlamıştı.


Ama Helena Rubinstein ile Elizabeth Arden'in isimleri, onlar öldükten sonra yeni ürünlerle, zamana sürekli uyum sağlayarak yaşamaya devam etti.






resimler alıntıdır

yazı Hürriyetarşivden alıntıdır.

6 yorum:

Missionbeauty dedi ki...

war paint uzun zamandır listemde ama bir türlü fırsat bulup amazondan sipariş veremedim çok merak ediyorum :)

begum begum huuu dedi ki...

çok merak ettim çok güzel bi kitaba benziyor sende ne kadra güzel anlatmışsın tatlım bayıldım valla kitaba hemne bulunsun:)


begumyagci.blogspot.com

pembe fiyonk dedi ki...

Mission beauty:bu kitabın tanıtımında eksiklik var sanki.TR'de çok sesini duyuramadı

Begüm: canım alıntı yaptım:)bence bulunması gereken bir kitap:)

Adsız dedi ki...

Yazin cok ilgimi cekti ve cokda ho$uma gitti, ke$ke daha uzun yazsaymi$sin.kitabi bende hemen bulup almak istiyorummmm :))

Missionbeauty dedi ki...

Ben Türkiye'de çok aradım ama bulamadım Sen nereden aldın ?

Ben Türkiye'de tanıtımını hiç görmedim. Makyaj tarihine karşı ilgim var. Lisa Elridge'in bir videosunda görmüştüm :)

pembe fiyonk dedi ki...

adsız: bende kitap yok.sadece fikir olması açısından alıntı yaptım.bende isterdim tamamını okumayı :)

missionbeauty: canım bende duymuştum. sonra bununla ilgili birşeyler ararken, bu yazıyı gördüm.maalesef bende de yyok bu kitap