30 Temmuz 2012 Pazartesi

Bir Yol Hikayesi: Magnesia-Bisquitte :)

Nicedir yoğunluktan ve farklı planlardan dolayı blogger buluşmalarına gidemiyordum. İstemsizde olsa ayıp ettiğimi de biliyordum!!!

Sevgili Nimocum Manisa'ya, Magnesia Bisquitte'e davet edince, ''Gün bugündür'' deyip düştük yollara.
Şeytanın bacağını kırma zamanı gelmişti gelmesine de! Bir Sabuncubeli vardı benimde belimi kıran.

Ya bismillah dedikten sonra başladık kazalarıyla meşhur o acayip virajlı yolu inmeye çıkmaya.

Kaplumbağadan hallice gitmeye karar vermiştim ben zaten! Yolda kopup giden otobüsleri kamyonları kıskanmadım :) Tacizcilere hiç değinmiyorum!
Aa aa.. Tacizci demişken; İzmir dönüş yolunda dibimize kadar giren ''o kamyoneti'' biz niye şikayet etmedik kızlar! Neyse buluşma heyecanına verelim.
Efendim sağ salim vardık Magnesia Bisquitte'e. Yavaş yavaş herkes toplanırken, 40 yıllık dost gibi başladık sohbete muhabbete.

Sohbetimiz kadar güzeldi Bisquitte. Özellikle belli bir tema üzerine kurulu olan, sıcak ve zarif
dekorasyonuyla sizi rahatlıkla saatlerce kendisine bağlayabilecek hoş bir mekan diyebilirim.

Lezzetli yiyecekleri, sunum şekilleri ve fiyatlarıyla da gönlümü çelmeyi başardı! Kalite-Standart ilişkisini yakalamış olmasını daha da bir sevdim.
İlgili ve güler yüzlü personeline kocaman bir teşekkür gönderiyorum buradan:)
Görsellerle şenlendirmeye geçelim şimdi de..


Kimsenin gerilip kasılmadığı, süslü ama en doğal halleri ile, bol sohbetli biraz dedikodulu :P ve bir o kadar keyifli bir gündü. İyi ki gidip tanışmışım dedim.



İftar menüsü
İftarlık tabak/Günün çorbası/ana yemek/tatlı ve çay








Öncelikle organizasyonu ayarlayan Nimocuğuma, bizi misafir etmekten çekinmeyen Bisquitte'e, beni resimsiz bırakmayan Want the Fashion'a ve buluşmaya katılıp güler yüzünü, sohbetini esirgemeyen tüm Blogger arkadaşlarıma teşekkür ederim.


***Ben bu yazıyı okuyamadım çok uzun geldi diyenlere gelsin! Eğer birgün gidilecek bir mekan arıyorsanız veya Bisquitte'in önünden geçiyorsanız girmekten çekinmeyin :)
                                               

Katılanlar;
http://wantthefashion.blogspot.com/

http://nimostylo.blogspot.com/

http://merveyilldiz.blogspot.com/

http://gnsunal.blogspot.com/

http://kendimyapdiydim.wordpress.com/

http://nerwen44.blogspot.com/
http://designbydg.blogspot.com/

29 Temmuz 2012 Pazar

Şimdiye Kadar Gördüğünüz Bütün Takıları Unutun!

Sevan Bıçakçı, mücevhere getirdiği yeni yorumla, insanın tasarımda geliştirdiği sınırsızlığı ortaya koyan tam bir ''Taş Ustası''.

İzlenesi belgeseli için:

Dikkat! Katbekat hayran kalabilirsiniz :)

Kaç kişinin eline sarılmıştır böyle bir ahtapot ?
Sultahamet'te Yağmur
Ya da İnciyi kaç kişi böyle yorumlamıştır?
Ah İstanbul!
Kimbilir böylesi bir evlilik yüzüğünü kabul etmek ne güzeldir. Yasak elma tasvirini sevdim!
Sanki orta dünyada ki bir kareyi dondurmuş gibi!
Buz kütlesinin içinde adeta ölümsüz kılmış
“Bereket Ya Rab” Narının kırmızı mı? İşçiliği mi?
Lalezar; Kendisine aşık ettiren çizgiler.
İşte diğer iki favorim daha!
Apollo
Ayasofya
Daha fazlası için Sevan Bıçakçı'nın sayfasını buradan ziyaret edebilirsiniz!
Farklı bir tasarım için

26 Temmuz 2012 Perşembe

İkea 2013 Kataloğu Çıktı


Merakla beklenen İkea 2013 Kataloğu için Tık Tık!!!



25 Temmuz 2012 Çarşamba

22 Temmuz 2012 Pazar

ALINMASI GEREKENLER LİSTEM...





Herkese Merhaba,
Sizlerle uzun zamandır aklımda olan alınması gereken ayakkabılar listemi paylaşmak istiyorum...
Sanki yaz bitmiş gibi şimdiden sonbahara yatırım yapmaya başladım:) Aslına bakarsanız  hoşuma gidiyor sonbaharda yazın aldığım şeylerin elime gelmesi:)

Bence her kızın dolabından bir tane siyah ve ten rengi topuklu ayakkabı bulunmalı...Çünkü siyahı koyu renklerle kremi de açık renklerle kombinlemek istediğiniz zaman bu iki rengi kombinleyeceğiniz renk sayısının biraz daha fazla olduğunu düşünüyorum...

Ayrıca kuru kafanın yine hayatımıza girdiği şu günlerde siyah kuru kafalı babetler de hem rahat hem şık olabilir...


Bana gelince ilk resimdeki iki ayakkabı arasında emin değilim...Sizce ikisinden birini almam gerekirse hangisini almalıyım?


Sevgiler....

KIZILÖTESİ

Aile dostumuz, yakın arkadaşımın düğünü için dönüş yaptık İzmir semalarına..
Düğüncü kombini olsun bu da :) Seçimim kırmızıdan yana oldu. Dore veya kırmızı tonlarda ayakkabı yerine bu sefer farklı olsun diye melissa ile kombinledim.


Tatilde olmamdan dolayı uzun zamandır blogları ziyaret edememiştim. Ben yokken yorumlarını esirgemeyen  herkese çok ama çok teşekkür ederim.
Düşündükçe insan daha da bir mutlu oluyor:)
Artık buralardayım, derhal bloglarınızı kurcalamaya geliyorum :)


Ramazan ayının hayırlara vesile olması dileğiyle.

Sevgiler...


Resim telefondan olduğu için  görüntü kalitesi düşük.